Kategori arşivi: Öykü
KABUS SİLİCİ 6- Lütfen Geri Dönme
Kâbus Silici 6- Lütfen Geri Dönme 2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek için kullandı. … Okumaya devam et
Kâbus Silici 6 yayında
Serinin en ilginç sayılarından biri olduğunu düşündüğüm 6. bölüm Kayıp Rıhtım sitesinde yayınlandı. http://oyku.kayiprihtim.org/kabus-silici-6-lutfen-geri-donme-ezgi-gurcay/ Not: Kâbus Silici 6. bölümden itibaren bir sonraki bölümle ilintili olarak ilerleyecek. Önceki bölümler kendi içerisinde ayrı bir hikayeyken yeni bölümler bir seri haline geldi. Kâbus … Okumaya devam et
Dadanık/Kâbus Silici-3
Dadanık- Kâbus Silici-3 2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek için … Okumaya devam et
Kâbus Silici-2
Beni Sen Öldürdün Kâbus Silici-2 2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek … Okumaya devam et
Kâbus Silici- 1
Kâbus Silici- 1 2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek için kullandı. Bu … Okumaya devam et
BİRİNCİ CÜMLE
Papaz da, arkadaşım da, korodaki çocuklar da oydu. Her şey oydu. Sokak, gün ışığı, tanrının evi ve gelip geçenlerin gölgeleri. Ve de kalem tabii. Birinci cümle “Defterimizi bitirdim sevgilim.” Yatak odamın kapısında tülden … Okumaya devam et
Soluk Ve Ötesi
Soluk ve Ötesi “Cansel, benim İrfan.” Işıkyönder caddesinin akıcı trafiğinde yarım metre sağımda yürüyerek konuşan koyu yeşil tişört ve yer yer eprimiş blucinli adama baktım. “Hangi İrfan?’’ Sırtımı verdiğim kızgın yaz güneşi kısa saçlarımın açıkta bıraktığı enseme ateş … Okumaya devam et
Aynaların İsyanı
AYNALARIN İSYANI Telgrafçı Fehmi Bey sokağı belleğimde son kalan fotoğrafına bire bir uymaya devam etmekteydi. Yoksulluk ışıyan gri beton yapılar ve umarsız bakışlı insanlar. Evlere HAL aynalarının montajı sırasında sık sık yolum düşmüştü bu taraflara. 32 numaralı binanın önünde … Okumaya devam et